Avatar

 

 

Hoşgeldiniz. ♥ Aslında "Hoşgeldiniz" yerine "Hoşgirdiniz" demek, internet siteleri için daha doğru gibi. Fakat düşündüm de "Hoşgirdiniz" biraz garip oluyor; hoşuma gitmedi. (smile) (Bu bahsi kapatalım.) Sizin için, sevdiğim parçalardan oluşan bir playlist hazırladım. ♪ = ♥ Umarım beğenirsiniz. (Aslında ne yalan söyleyim, beğenmemeniz çokta umrumda değil.) Sayfamda, dinlerken kendimi iyi hissettiğim şarkıları, beğendiğim ve estetik bulduğum fotoğrafları, beni eğlendiren videoları, gülmekten altıma sıçtığım yerlere yattığım karikatürleri vb. her şeyi paylaşabilirim. Ayrıca baştan beri sinema ağırlıklı olmasını istediğim sayfamda, tavsiye filmlere, filmlerden repliklere, sahnelere, soundtrack parçalara yer vereceğim. Tumblr'da daha önceden paylaşılmış şeyleri paylaşmamaya özen gösteriyorum. Ayrıca kendime ait, fotoğraf, video, yazı vb. ne varsa yine burada paylaşacağım. Size biraz kendimden bahsedeyim. - Birazdan Türkiye'nin en güzel ve en seksi kadınını açıklayacağım. İsmim Göktuğ. 87 yılının Ağustos 15'inde, ateşli bir Cumartesi sabahı, Ordu'da doğmuşum. Ama kendimi bildim bileli Samsun'da yaşıyorum. 24 (Yirmidört) yaşındayım. Üniversiteyi bitirdim. (4 yıl ne çabuk geçti lan. - Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler.. Şimdi bana yeniden ister misin deseler..) KPSS'ye hazırlanıyorum. BEŞİKTAŞ taraftarıyım. Orduspor'a da ayrı bir sempatim var; doğduğum şehrin takımı olmasından dolayı.. Çok iyi hayal kurarım. Yaptığım en iyi şey diyebilirim. Mantıyı çok severim. (Sinop'a yolunuz düşerse, Aşıklar Caddesindeki Teyze'nin Yeri'ne mutlaka uğrayın.) Aksine pırasadan da (Kusma efekti!) bir o kadar nefret ederim. Bamyaya haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bence pilavla gayet iyi bir ikili oluyorlar. Şimdi sıkı durun. Türkiye'nin en güzel kadınını açıklıyorum. GÜLAY ÖZDEM. Her defasında bakışlarıyla beni benden alıyor. Hani biri çıkıp; beyler bundan sonra bu kadına tapıyoruz dese, taparım. (Tövbe Tanrım.) Katy Perry'ye bayılıyorum. Müthiş bir kadın. (<3 - Kalp bile yaptım anlayın artık.) Tabi benim için bir Gülay Özdem değil. Bilgisayarla ilk 1999 yılında tanıştım. Deli gibi Fifa 99 ve Need for Speed Hot Pursuit oynardım. Sonradan internetim de oldu. Evin telefonunun internet yüzünden meşgul çaldığı güzel zamanlardı. Teknoloji ile sevişiyorum desem (saçma bir tabir olur) demiyorum. Teknoloji ile seviyesiz bir ilişkim var. (Bu da çok mantıklı olmadı.) Bazen çok abarta biliyoruz. Hani akrabalar arasında teknolojiden anlayan biri olur ya; telefonda veya bilgisayarda bir problem olunca ona danışılır, ha işte o benim. Hani sizin de bir probleminiz olursa 'ask' dan bana ulaşabilirsiniz. Belki yardımcı olabilirim diye söylemek istedim. Belki de olmam. Mesela dün (24.10.11) karşı komşu çağırdı. Bilgisayara flash yüklenmesi gerekiyormuş. Hemen koştum tabi. "Adam flash bellek falan mı almam lazım?" dedi. Sevimli bir tebessüm kondurdum yüzüme.. Sakin ol, bana bırak dedim. Yapınca ailecek çok sevindiler; birbirimize sarıldık falan. Küçükken kaleci oyuncuydum. 3 gol yiyen kaleden çıkar yaptığımızda forvet arkası da oynuyordum. Mahalle maçlarında genellikle Tsubasa olurdum. Evde film izlemeyi çok seviyorum. Sevdiklerimle izlemeyi daha çok seviyorum. En sevmediğim şey film izlerken birilerinin konuşması. Deliriyorum lan. Kate Winslet ve Robert Downey Jr. en beğendiğim aktrist ve aktör. Yerli kadın oyunculardan ise Özgü Namal'ı çok beğeniyorum. Hem yeteneğiyle hem de güzelliğiyle çok etkileyici bir kadın. Olmazsa olmaz yabancı dizilerim var. Eskiden taso, gazoz kapağı ve futbolcu kartları biriktirirdim şimdi film ve dizi arşivi yapıyorum. Soundtrack albümlere bayılıyorum. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Basketbol oynuyorum. Basketbolu ve voleybolu çok seviyorum. Hani sporda cinsiyet ayrımı olmaz ama; basketbolu erkeklerden, voleybolu ise kadınlardan izlemeyi daha bir seviyorum. (İtiraf ediyorum; erkek voleybolundan hiç hazzetmiyorum.) Bazı sevmediğim kötü huylarım var (Yazar burada sosyal içerikli mesaj verecek); "Kırmızı ışıkta geçmeyi marifet olarak görmem. “Bu memleket adam olmaz!” diye hayıflanıp, cümlenin devamını getirmezlik yapmam. Tribündeki koltukları yerinden sökerek fanatikliğimi göstermem. Arabanın camını açıp yola tükürmem. Tükürdüğümü yalamam. Başkasının posta kutusundaki mektupları açmam. Gecenin bir yarısı araba kornasıyla gürültü koparmam. Park halindeki arabaların kapısını çizerek kahramanlık yapmam. Arabamı kaldırıma park etmem. “Erkek dediğin döver!” diyerek böbürlenmem. Alkollü araba kullanmam. “Maganda” yakıştırmasını iltifat olarak görmem. Asker uğurlarken arabanın camından yarı beline kadar sarkmam. Karşı komşum apartmandan çıkarken tanımamazlıktan gelip kafamı çevirmem. Yüzüne gülüp arkadan konuşmam. Çok iyi yalan söylemeyi, kıvırmayı, atlatmayı meziyet olarak görmem. Trafikte ambulansın arkasına takılmam. Türkçeyi düzgün konuşmaya özen gösteririm." Hani "ne zaman adam oluruz?" denir ya; cevabı çok da zor değil aslında.